• Kuşaklararası İletişim, Aileden Biri’nde yeniden canlanıyor…

    Aileden Biri Huzurevi sakinleri ile Kültür Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencileri, “Kuşaklararası İlişkiler Programı”nda buluşuyor. 12 hafta süresince, her hafta gerçekleşecek buluşmalar ile huzurevi sakinleri genç ortaklarıyla birlikte yeni deneyimler yaşamanın tadını çıkaracak.

    Aileden Biri Huzurevi psikolojik danışmanlık birimi çalışmaları kapsamında yürütülen Kuşaklararası İlişki Programı, 2001 yılında UNESCO Eğitim Enstitü Yayını olarak Matthew S. Kaplan (Ph.D) tarafından kaleme alınmış olan Kuşaklararası Çalışma Raporu’ndaki bulgularla geliştirildi. Ülkemizde daha önce bu nitelikte bir program gerçekleştirilmediği için Kuşaklararası İlişki Programı 7’den 70’e tüm ilgililere benzersiz bir deneyim sunuyor.

    İstanbul Kültür Üniversitesi Psikoloji Bölümü Bölüm Başkanı ve Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Oktuğ ve çalışma ekibi ile yapılan toplantılar ertesinde nihai şeklini alan program, öğrencileri ve yaşlı bireyleri bir araya getirerek, yaşlı bireylerin öğrenmeye ve yeni deneyimler edinmeye devam etmelerini amaçlıyor.

    10 öğrenci ve 7 yaşlı bireyin katılım gösterdiği çalışma, birbirinden farklı konulardan oluşuyor. Katılımcılara yapılan anketler sonucunda ortaya çıkan ilgi alanlarına uygun öğrencilerin de belirlenmesiyle başlayan projede, hobi atölyesi (patchwork çalışmaları vb.), spor, bahçecilik, yabancı dil ve güzel sanatlar (yağlı boya, galeri) gibi ilgi alanları yer alıyor. Program dahilinde gruplar Metin Oktay’ın hayatı, İstanbul sanat galerindeki yağlı boya eserlerin incelenmesi ve pratik bilgisayar kullanımı gibi konuları işleyecekler.

    İhtiyarlamadan Yaşlanma

    Programın amacının “yaşlı bireylerin yaşamsal faaliyetlerde daha aktif olmalarını sağlamak” olduğunu söyleyen Aileden Biri Huzurevi Psikologu Umur Yiğit Nural, yaşlı bireylerin gençlerle birlikte olmaktan mutluluk duyduklarını da belirtti. Programa katılan yaşlı bireylerin gençlerle olmanın onları canlandırdığını dile getirdiğini söyleyen Nural, bazı fizyolojik, sosyal ve psikolojik problemlerle karşılaşsalar bile yaşlı bireylerin gençlere kendilerini açmalarının daha kolay gerçekleştiğini gözlemlediklerini söyledi.

    Dünya Sağlık Örgütü’nün yaşlılıkla ilgili raporlarında öne çıkan en çarpıcı kavramın ‘Aktif Yaşlanma’ olduğunu belirten Nural, “Yaşlıların varlıklarını anlamlı kılmalarının önündeki en büyük engel aktif olamama ve hayatın içinde kalamamaları. Bu nedenle yaşlı bireylerin ‘ihtiyarlamadan yaşlanmalarını’ önemli buluyoruz.” dedi.

    Kuşaklararası Mesafenin Açılmaması Gerek

    Günümüz modern toplumunda kuşaklararası mesafelerin fazlaca açıldığını vurgulayan Psikolog Umur Yiğit Nural, farklı kuşaklardan bireylerin birbirlerini anlama ve algılama süreçlerinin sekteye uğradığını, hatta ortadan kalktığını belirtirken, yaşlı bireylerin, toplumumuzun ve kültürümüzün birer taşıyıcısı olduklarının ve yaşayan tarihi belgeler olarak yaşadıkları her deneyim ile bizleri zenginleştireceklerinin altını çizdi.

    Okuduğunuz için teşekkürler. →