• Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun!

    Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun!

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Pozitif Halkla İlişkiler şirketinden yetkililer tesisimizde konaklayan misafirlerimizle söyleşi yaptılar, söyleşi metnini aşağıda okuyabilirsiniz:

    Aileden Biri Huzurevi ve Bakımevi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş dönemine tanıklık etmiş misafirlerini bir araya getirdi. Cumhuriyetin ilk dönemine tanıklık etmiş kadınların Türkiye’de kadın olmayı anlattığı sohbette, çok değerli anılar paylaşıldı. Tesis kütüphanesinde gerçekleştirilen etkinlikte, huzurevinin 1920’li yıllarda doğmuş sakinleri, ziyaretçileri ile o yılları anma ve sohbet etme imkanı buldu.

    Latin harfleriyle okuyan ilk kız çocukları

    1. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet’in kuruluşu gibi önemli dönemlere tanıklık etmiş misafirler, hem o dönemlerde Latin harfleriyle okuma yazmaya geçen ilk kız çocukları, hem de Cumhuriyet’in çalışan ilk kadınları olmanın zorlukları ve heyecanından söz ettiler.

    1917 yılında doğan emekli edebiyat öğretmeni Türkan Aksu, harf devrimini bizzat yaşayan biri olarak Latin harflerine geçişin kendisi için unutulmaz bir an olduğunu, sonrasında Türkiye’nin ilk edebiyat öğretmenlerinden biri olarak mezun olmasını, Türkiye’nin birçok yerinde yetiştirdiği yüzlerce öğrencisi ile duyduğu gururu paylaştı.

    Cumhuriyet Dönemi’nde kadına verilen önem çok büyüktü

    Cumhuriyet’in ilk dönemindeki eğitim ve kadın hakları konularında atılan büyük adımlara tanıklık eden Aksu, bu adımlar ile Türkiye’nin batıya yaklaştığını, kadınların okumaya ilgi ve talebinin arttığını belirterek Türkiye’de kızlara yönelik ortaokul ve liselerin ilk olarak o dönemlerde açıldığını sözlerine ekledi.

    Atatürk’ün emriyle kurulan Devlet Konservatuarı’nın ilk mezunlarından

    1927 doğumlu, Devlet Opera Orkestrası’ndan keman sanatçısı olarak emekli olan Lamia İçgören ise, Atatürk’ün emriyle kurulan Ankara Devlet Konservatuarı’ndaki keman eğitiminde 2. Dünya Savaşı sonrasında ülkemize gelen çok değerli yabancı hocalardan aldığı dersleri anlattı.

    Eşinin görevi nedeniyle bir süre bulundukları Erzurum’da, Mili İstihbarat Teşkilatı’ndan gelen teklifle önemli görevler de üstlenen İçgören, İstanbul Devlet Opera Orkestrası’ndan emekli olana dek uzun yıllar keman sanatçısı olarak çalışmış.

    Lamia İçgören; kız çocuklarının temel eğitim almakta bile zorlandığı bir dönemde, Atatürk’ün önderliğinde açılan konservatuarda ailesinin de desteğiyle aldığı müzik eğitimi nedeniyle, sahip olduğu şansı yaşamının her anında şükranla andığını belirtti.

    1930’lu Yılların İstanbul’u

    1926 yılında İstanbul’da doğan Perran Giray ise yaşamının büyük kısmını Bakırköy ve Yeşilköy semtlerinde geçirmiş emekli ilkokul öğretmeni. 1930’lu yılların İstanbul’una tanıklık eden Giray; birçok defa Atatürk ile karşılaşma imkanı da bulmuş.

    Atatürk’ün vefatında ortaokul öğrencisi olan Perran Giray, huzurevinin diğer sakinleri Türkan Aksu ve Lamia İçgören gibi ülkemizin önemli anlarına tanıklık etmekten ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın çalışanlarından biri olmaktan dolayı her zaman gurur duyduğunu belirtti.

    Kadın hakları diye bir ayrım yoktu, zaten hepsi Türk Kadını’na verilmişti

    O dönemler kadın hakları konusunun ayrıca konuşulan bir konu olmadığını Cumhuriyet’in ilk döneminde zaten kadınlara tüm hakların verildiğini belirten Giray, günümüzde de işgücüne katılan kadın sayısının artmasının, gelecek nesiller için önemli bir değer olduğunu ifade etti.

    AiledenBiri_Huzurevi_8MartKadınlar-günü-bülteni_web

    Okuduğunuz için teşekkürler. →