• Bakım Verenlerin Dikkat Etmesi Gerekenler

    Kendi ailesindeki bireylere bakım veren kişiler, genellikle hak ettikleri takdiri görememekte ve manevi anlamda ihtiyaç duydukları desteği alamadıkları için süreçten olumsuz olarak etkilenmektedir. Birtakım belirsizlikler içeren bu dönemde, bakım veren kişinin kendisi için bir Plan yapması, hem hayatını yönlendirmesine, hem de ruhsal ve fiziksel sağlığını korumasına yardımcı olacaktır. Bakım veren için Plan 3 bölümden oluşmalıdır: 

    1. Günlük sorunlarla baş etmek
    2. Aileden destek almak
    3. Kendinizi korumak, ruh sağlığına dikkat etmek

     

    GÜNLÜK SORUNLARLA BAŞ ETMEK: İHTİYACINIZ OLAN YARDIMI TANIMLAYIN VE YARDIM ALIN 

    Bakım vermekten kaynaklanan günlük sorunlarla baş etmek için yardıma ihtiyaç duyarsınız. Yardım istemek ve yardım edilmesini kabul etmek için yardım almanın neden normal olduğunu anlamak, ihtiyacınız olan yardımı tanımlamak ve yardım kaynaklarını bulmak gerekir. Örneğin ailenizin bir ferdine bakım veriyorsanız, bakım konusu ortaya çıktığı zaman hiç vakit geçirmeden aile toplantısı yapmak sadece sizin ruhsal ve fiziksel sağlığınız için değil, aynı zamanda aile bireyine vereceğiniz bakımın genel başarısı açısından çok önemlidir.

    1.       Yardım İsteyin

    Bir yakınınızın bakımıyla ilgilendiğinizde çevrenizdekiler size nasıl yardım edebileceklerini sorarlar, ancak bakım verenlerin çok azı bu yardım teklifinden faydalanır. Halbuki nasıl çalışanlar öğle yemeği için mola verir ya da bir haftalığına tatile çıkarsa, sizin de bu şekilde bakım işine mola vermeniz gerekir. Ruhsal ve fiziksel sağlığınızın bozulmaması için, yardıma ihtiyacınız olduğunu düşünmeseniz bile yardım istemeli ve kabul etmelisiniz. Yardım istemenin zayıflık değil, güç belirtisi olduğunu bilin.

    a. “Yardım istemek gerçekten gerekli mi?”: Herkesin zaman zaman yardıma ihtiyaç duyduğunu unutmayın, yardım istemek ve kendinize vakit ayırmak gayet doğaldır.

    b. “Yardım alınca suçluluk duyuyorum”: Bakımıyla ilgilendiğiniz kişiyi bir başkasına emanet etmek yanlış değildir, sizin dinlenmeye vakit ayırıp, daha enerjik ve konsantre olarak bakım işine dönmenizi mümkün kılar.

    c. “Ailem bile yardım etmiyorsa, belki de yardıma gerçekten ihtiyacım yoktur”: Unutmayın, bazı aile bireyleri yardım etme konusunda istekli olmayabilir, her aile bireyinin, yardım etme konusundaki kapasitesini ve istekliliğini belirleyen farklı ailevi geçmişi olabilir.

    2.       İhtiyaç Duyduğunuz Yardımı Tanımlayın

    Her iş gibi bakım vermek de çok sayıda ve önem derecesi aynı olmayan farklı görevlerden oluşur. Burada yapılacak en önemli şey, yaptığınız her şeyi, hatta “ufak şeyleri” kağıda dökmektir.

    a. Hafta boyunca bakımla ilgili olarak yapılması gereken tüm işlerin listesini çıkarın

    b. Listenizi gruplara ayırın: yakınınızın kişisel bakımı, ilaç ve sağlık gereksinimleri, ev işleri, diğer faaliyetler…

    c. Bakımla ilgili endişelerinizi listeleyin (örneğin, hastalanırsam yakınıma kim bakar? Ben evde yokken düşerse ona ne olur?)

    d. Farklı fikir ve görüşler almak için listenizi çevrenizdekilere gösterin (yani aile bireyleri, yakın arkadaşlar, doktorunuz ya da hemşireniz vb.) Burada amaç, öncelikle yardım ihtiyacınız hakkında konuşmak ve bu süreçte cesaret ve iyi fikirler bulmanıza yardımcı olmaktır

    Listenize farklı görüşler de aldıktan sonra harekete geçebilirsiniz! Derin bir nefes alıp listenizdeki görevler konusunda birinden desteğini isteyin ya da sizi en çok endişelendiren konuyu danışın. Küçük bir şeyden başlayın, ama başlayın! Yardım almak çaba (ve belki de şu an sizde olmayan bir enerjiyi) gerektirir ama buna değer. Yardım almaktaki amacın, yakınınıza ve kendinize daha iyi bakmak olduğunu unutmayın.

    3.       Yardım Bulmak İçin Kaynakları Araştırın

    Bakım verenlere yönelik destek programları ülkeden ülkeye ve kültürden kültüre değişmektedir. Ülkemizde de bakım verenlerin danışabileceği ve destek alabileceği birçok kaynak bulunmaktadır. Öncelikle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, bakım verenlere eğitim, bilinçlendirme ve sosyal yardım olanakları sağlamaktadır. Yine Bakanlık kendine bağlı kuruluşlarda bakım verenlere yardımcı olabilecek gündüz bakımevi, huzurevi veya bakımevi imkanları sunmaktadır.

    Evde hastalarına bakan kişiler Sağlık Bakanlığı veya özel şirketler tarafından sunulan evde sağlık ve bakım hizmetlerinden faydalanabilirler. Sağlık Bakanlığı’na bağlı birimler eve ziyaretler düzenleyerek bakım alan kişilerin sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasında yardımcı olmakta, özel şirketler ise sürekli hemşire veya hasta bakıcı desteği sağlamaktadır.

    Bu alanda Sivil Toplum Kuruluşları da son derece aktiftir. Türkiye Alzheimer Derneği, MS Derneği, Kanserle Savaş Vakfı gibi hasta derneklerinin yanı sıra Evde Bakım Derneği, yakınlarına bakım veren kişiler için faydalı bilgiler sunmaktadır. Bu konuda araştırma yapmak için internet siteleri ve internet üzerinde hasta yakınlarını buluşturan forumlar en büyük yardımcınız olacaktır.

    AİLEDEN DESTEK ALMAK

    Araştırmalar, bakım veren kişinin bilgi, danışmanlık ve destek grupları dahil olmak üzere çeşitli kaynaklardan yararlanması halinde daha sağlıklı olduğunu ve bu rolü daha uzun süre devam ettirdiğini, daha az gerginlik duyduğunu ve daha çok tatmin olduğunu gösteriyor. Bakım veren kişi için en yakınındaki destek grubu bakım alan kişinin ailesidir, örneğin annesi veya babasının bakımıyla ilgilen kişi ilk etapta kardeşlerine başvuracaktır. Ancak unutulmamalıdır ki her aile bireyinin aileyle uzun bir geçmişi vardır ve bakım konusunda her aile bireyinin beklentileri zıtlıklar içerebilir. Ayrıca bakım sürecinde geçmişte yaşananlara duyulan öfkeye sık rastlanır ve bu öfke kişinin, aile bireylerinin bakımın gerektirdiği görevleri paylaşmaya karşı isteksiz davranmasına neden olabilir.

    Aile toplantıları, herkesin bakış açısını ve bakım konusunda yardıma müsait olup olmadığını konuşup anlamak açısından önemlidir. Araştırmalar, aile toplantıları sayesinde bakım verenlerdeki depresyon belirtilerinin azalabildiğini ve buna bağlı olarak hastanın bir kurumun bakımına bırakılmasını geciktirdiğini göstermektedir.

    Zor olmakla birlikte, bakım konusundaki toplantının geçmişteki çatışmalardan çok bakım verenin mevcut ihtiyaçlarına odaklanmalıdır. Eğer bu mümkün değilse, iyi bir bakım rutininin oluşturulabilmesini sağlamak ve öfke ve küskünlüğün artmasını önlemek üzere aile toplantılarını yönlendirme görevi eğitimli bir profesyonele örneğin kişinin doktoruna verilebilir. Adil bir bakım planı oluşturmak için destek verecek tarafsız biri bulunamazsa, aile bireyleri arasında ayrılığa yol açacak şeyler olabilir.  Özellikle Alzheimer veya demans gibi bilişsel fonksiyonların gerilediği bir nörolojik rahatsızlığı olan aile bireyinin bakımını üstlenmek, özünde duygulara dayanır, dolayısıyla bu dönem tüm aile bireyleri için oldukça hassas olacaktır.

    1.       İşin başında konuşun

    Nörolojik rahatsızlığı olan bir aile bireyinin bakımını üstlendiyseniz, bakım gerektiren koşulların ortaya çıkmasıyla birlikte bir aile toplantısı yapmanız şarttır. Bakım gerektiren koşulların dürüst ve açıkça konuşulması,  yakınınız için en iyi bakımı sağlayacak bir plan oluştururken herkesin katılmasına imkan sağladığı gibi, bakım sorumluluğunun büyük kısmını üstlenen aile bireyinin fiziksel ve ruhsal sağlığı korunmuş olur.

    2.       Dikkatli dinleyin

    Aile toplantısı, mevcut bakım gereksinimlerini en iyi şekilde dinlemek ve anlamak, olası sorunları ve çözümlerini saptamak ve bakımla ilgili görevleri tanımlayıp paylaşmak üzere etraflıca ele almak için iyi bir fırsattır. Bakım verenin ihtiyaçları grup tarafından ortaya konmalıdır, varsa şehir dışındaki aile bireyleri telefon yardımıyla toplantıya dahil edilmelidir. Birbirinizi dinleyin ve tanımlamış olduğunuz bakımla ilgili görevler için en uygun kimin olduğunu belirleyin. Bakım verilecek kişinin söyleyeceklerini de dinleyin. Herkesin, orada bulunanların ne düşündüğünü duymasını sağlayın. Herkesin neyi ne zaman yapacağını liste halinde gösteren yazılı bir plan yapın.

    3.       Sık sık konuşun

    İyi bir bakım döngüsü kurmak ve bunu devam ettirmek için birden fazla toplantı gerekir. Yılda en az birkaç kez aile toplantısı düzenleyin; bir krizin patlak vermesi halinde, bu şekilde herkesin birbirinden çok uzak düşmemesi sağlanmış olur. Esas bakım veren olarak bakım vermenin duygusal yükü bir toplantı düzenlemenizi zorlaştırıyorsa, yardım edebilecek kişilerin isimlerini size vermesi için doktorunuza danışın. Bir sosyal hizmet görevlisi, hasta bakım yöneticisi, avukat, eğitimli aracı ya da arabulucu, aile danışmanı eğitimi almış bir din görevlisi aileyi bir araya getirip bakım yükünün tek bir aile bireyine yüklenerek o bireyin ruhsal ve fiziksel sağlığının tehlike altına düşmemesi için yardımcı olabilir.

     KENDİNİZİ KORUYUN: RUH SAĞLIĞINIZA DİKKAT EDİN

    Bakım veren bir kişi olarak, bakımını üstlendiğiniz yakınınızın size olan ihtiyacı arttıkça duygusal açıdan çok güçlü olmanız gerekecektir. Ruh sağlığınızla ilgilenmek, bakım vermekten kaynaklanan çöküntüyü önleyebilmeniz için öncelikle gerginliğinizi kontrol altına almak demektir.

    Ruh sağlığınız yerinde değilse, bakım vermenin gerektirdiği işler – doktor randevularına götürmek, yemek hazırlamak ve mali konuları halletmek ve bu arada belki de yeterince yorucu olan iş hayatı – gerginliğe ve hatta depresyon ya da endişeye sebep olabilir. Tükenmişlikten korunmanıza yardımcı olabilecek bazı ipuçları aşağıda verilmiştir.

    1. Sınır koyun. Bakım veren biri olarak zaten yeterince yapacak işiniz var. Kendinizi, başkalarının isteklerine “evet” demek zorunda hissetmeyin.

    2. Gerçekçi sınırlar belirleyin. Her şeyi tek başınıza yapamayacağınızı kabul edin. Kendinizden böyle bir şey beklemeyin.

    3. Sorumlulukları paylaştırın ve bir bakım takımı oluşturun. Çevrenizde size yardım etmek isteyenler varsa bundan yararlanın.

    4. Yardım isteyin ve yardım almayı kabul edin. Gerçekçi sınırlarınız olursa, ne zaman yardım isteyeceğinizi bilirsiniz – yardım istemek için bir kriz yaşamayı beklemeyin. Biri yardım teklif ederse bundan yararlanın.

    5. Başarıyı kutlayın. Ne kadar önemsiz görünürse görünsün kendi başarınızı kutlayın. Yakınınızın başarısını kutlayın.

    6. Mola verin. Size mutluluk ve huzur veren bir şey yapmak için düzenli olarak mola verin. 10 dakikalık bir mola bile günün geri kalanı için güç toplamanızda faydalı olabilir.

    7. Geçici bakım veya gündüzlü bakım hizmetlerinden yararlanın. Bakım vermekten uzak kalmanın size ve yakınınıza faydalı olacağını kabul edin. Yakınınızı bırakmak sizde suçluluk duygusu uyandırıyorsa, duygularınızı bir başkasıyla paylaşın.

    8. Bakım verenler için eğitim kursları ve fiziksel destek dahil olmak üzere mevcut dış kaynakları belirleyin. Bu konuda destek alabileceğinizi kamu kuruluşları, STKlar ve özel şirketler bulunmaktadır

    Hasta olan birine bakmak yoğun zaman ve çaba gerektirir. Özellikle Alzheimer veya demans hastasına bakıyorsanız bu iş daha da zor olabilir. Hasta sizin kim olduğunuzu unutabilir, durup dururken öfkelenebilir ya da saldırabilir ve bu yüzden duygularınız incinebilir. Bu duyguların kontrolü zordur. Yakınınız artık bambaşka biri olduğu, size yabancı olduğu için kendinizi son derece üzgün hissedebilir, hatta öfkelenebilirsiniz. Bunlar normal duygulardır, sizin konumunuzdaki kişilerin oluşturduğu destek grupları ya da danışman yardımıyla duygularınızı ve durumunuzu anlayabilecek kişileri bulun. Duygularınız paylaşmak üzüntüyü, endişeyi ya da öfkeyi azaltmanıza yardımcı olacaktır.

    ENDİŞE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNE DİKKAT EDİN

    Bakım veren birçok kişi, yakınının bakımını üstlendiği uzun dönem içerisinde depresyona girer ya da endişelenir. Endişe ve depresyondaki artış, hastanın durumunun ağırlığıyla orantılı olarak artar. Bakım vermeye devam ederken, endişe ve/veya depresyon belirtilerine dikkat ederek ruh sağlığınızla ilgilenip, önce kendi kendinizin koçu olmalısınız. Aşağıda belirtilen sorunları yaşadığınızı gözlemliyorsanız, bir doktora danışmanız faydalı olacaktır:

    1. Son altı aydır günün büyük kısmında endişe duymak
    2. Endişelenmek için neden olmadığı halde aynı anda birçok şey hakkında endişelenmek
    3. Sürekli üzgün, endişeli ya da “tükenmiş” ruh halinde olmak
    4. Çok az ya da çok fazla uyumak, gecenin bir yarısı ya da sabah çok erken kalkmak
    5. İştahta azalma ve kilo kaybı ya da iştahta artış ve kilo artışı
    6. Seks dahil, daha önce zevk alınan faaliyetlere karşı ilgi duymamak ve zevk almamak
    7. Huzursuzluk, alınganlık
    8. Tedaviye yanıt vermeyen, uzun süren fiziksel belirtiler (kronik ağrı ya da sindirim sorunları)
    9. Dikkati bir konuya toplamada, hatırlama ya da karar vermede zorluk çekmek
    10. Yorgunluk ya da güçsüzlük
    11. Suçluluk duymak, umutsuz olmak ya da kendini değersiz hissetmek
    12. İntihar etmeyi ya da ölmeyi düşünmek.

     

    Bakım verenlerde gerginlik, depresyon ve endişenin sıkça görüldüğünü unutmayın. Bu durumda olan sadece siz değilsiniz. Depresyon ve endişe, tedavi edilebilen durumlardır. Depresyon ya da endişe belirtilerinde en ufak bir iyileşme, bakım vermenin yarattığı sıkıntıyı azaltmaya yardımcı olur ve bakım vermeye devam edebilmenizi sağlar.

    Okuduğunuz için teşekkürler. →