• Tur

    Tur

    Şimdi düşündüm, sayın komşumla bu yürüyüşlere Büyük Ada turlarını anarak, bu adı vermiştik: Büyük Tur ve Küçük Tur. Birisi 6 otel odasının önünde bitiyordu. Hele kış günlerinde, geçtiğimiz yolları nice büyülü çamlar, ıhlamurlar, akasyalar süslüyordu yolumuzu. Bizde hayal bol, realite kısıtlı idi. Oda kapıları ve koltukları rahatsız (çünkü çok derin) 2-3 sahanlığa açılıyor idi.

    Hay Allah, yine ne yazdığımı okumak gerekiyor, okunuşu zor bir yazı! Zaten son günlerde yazmak değil, okumak zorluyordu beni. Ne yazdığımı çözememek, yine sapıtmayayım, Allah’a bin şükür. Bu yaşta, önce düşünebildiğime, sonra yazmaya gayret ettiğime binlerce şükür. Tanrı daima bizden daha iyisini bekliyor. Yaradılışın asıl kökü iyileşmeden daha iyisini yapmaya çalışmaktan geçiyor.

    Gelişme zarureti, yaradılışın esas prensibinden hiç şaşmıyor. İleri daha ileri, toplumların da esas prensibi olmuş, galiba yine boyumdan büyük iddialara girişiyorum.

    Evet, toplumlar böyle gelişiyor. İnsanlar ileri hep ileri, bir kişiden milyonlara böyle erişilmiş. Yine öğündüğüm fikirlere sığınıyorum.

    Tur demiştim. Ada turlarını, özellikle Büyük Ada turlarını hayal ediyorum. Nefis renkleriyle beyaz köşkleri gizleyen Ada ağaçları, aradan göze çarpan ufak fakat itina ile yapılmış fıskiyeli havuzları, kuş kafesi kamelyaları, kıyı köşe daha ne sihirli bölgeleri, hepsini bir bir hatırlayarak yaşama tutunuyoruz. Hepimiz bu cins turlarla ömre ömür katıyoruz…

     

    Türkan Aksu

    Okuduğunuz için teşekkürler. →